Biz Kimiz



Hikayemiz

Uludağ Ünversitesi İİBF işletme bölümü ve ardından 2 yıllık Yüksek Lisans Eğitimi sonrası yirmi yılı geçen profesyonel iş hayatı, şehir yaşamının stresi, doğaya olan özlemimizin her geçen daha da artmasına sebep oluyordu. Fırsat buldukça tabiatın içerisinde geçirdiğimiz zamanlara , çocuklarımız olduktan sonra daha fazla ihtiyaç duymaya başlamıştık.

Şanslıydık , çünkü 3. nesil arıcılıkla uğraşan aile olarak, bir tarafımız hep dağanın içindeydi. Ancak iş hayatına ve günlük yaşam telaşına o kadar kapılmıştık ki, elimizdekinin kıymetini çocuklarımız olduktan sonra daha da farkına vardık.

Bizler; her an arının ürettiği doğal ürünlere ulaşabiliyorduk. Yakın çevremiz de bizden yıllardır arı ürünlerini temin edebiliyorlardı. Sağlıklı ve doğal beslenmeye çok önem veren bir aile olarak, bu ürünler zaten bizim hayatımızın bir parçasıydı.

Bilimsel çalışmalar yapıldıkça; arı ürünlerinin değeri her geçen gün artmakta, ürettiğimiz ürünler de buna paralel olarak daha fazla talep edilmekteydi.

Bunların yanı sıra bilinçli tüketici; gıda ürünlerinde güvenilir ve sağlıklı olanın peşindeydi.

Katkı maddeleri, GDO’lu gıdalar, yapay ürünlerin gün geçtikçe artması, ürettiğimiz ürünlerin kıymetini daha da arttırmaktaydı.

Bizim için “bal” en doğal haliyle hambal olmalıydı.

Polen; Taze ve kovandan toplandığı gibi tüketilmeliydi.

Arısütü de aynı şekilde soğuk zincir asla bozulmadan kovandan toplandığı gibi tüketilmeliydi.

Propolis ise suda ya da alkol ile çözülüp yine en etkili şekilde beslenmemize dahil edilmeliydi.

Bizim dedelerimizden öğrendiklerimizi bilimsel veriler destekledikçe, heyecanımız daha da arttı.

Yaptığımız işe olan inancımız,

Doğaya olan saygımız,

Tabiata olan aşkımız,

Arıya duyduğumuz hayranlık,

Doğal ürünlere olan tutkumuz ve

Çevremizdeki insanların güveni ve teşviği ile

20 Yılı geçen işhayatına nokta koyup, tüm enerjimizle vaktimizin büyük bölümünü arılarla, doğayla ve bu müthiş düzenin içinde geçirmeye karar verdik.


Peki ne yaptık?

Bizler ve yakın çevremiz için bu ürünlere ulaşmak kolaydı, Daha fazla kişiye ulaşmalı, doğal ve katkısız ürünleri piyasada daha çok görmeliydik. Bu ürünleri insanlara anlatmalıydık.

Toplumda halen donmuş balı “şekerli bal” olarak değerlendiren büyük bir kesim vardı.

Öğretmeliydik…

Sosyal platformlar artık büyük kitlelere ulaşmamızı sağlıyordu ve biz bunu yapabilirdik.

İnancımız ve ürünlerimize güvenimiz tamdı.

Biz Her Zaman Doğanın ve doğalın izindeydik “APİRAY”  ı kurduk ve tüm gücümüzle en doğal ürünleri üretmek en büyük gayemiz oldu .

Doğalın ve doğanın izinde kalın.....